Karasu Gençlik, Sanat ve Spor Kulübü Derneği

"Explorando" Italya-Napoli

2015 yılı bir mayıs sabahı gelen maille başladı süreç. Ortak olduğumuz Explorando isimli Gençlik değişimi projesi kabul edilmişti.

Ortaklık Yaptıklarımız

2015 yılı bir mayıs sabahı gelen maille başladı süreç. Ortak olduğumuz Explorando isimli Gençlik değişimi projesi kabul edilmişti. 5-17 Ekim 2015 tarihleri arasında yapılacak proje faaliyetleri için katılımcılarımızı seçmemiz ve İtalya’nın Napoli şehrine uçak biletlerimizi almamız isteniyordu. Biletleri araştırdığımızda Napoli uçuşlarının çok pahalı olduğunu gördük ve 4 saatlik tren yolculuğunu göze alarak Roma’ya uçak bileti aldık. Beş genç ve bir liderden oluşan ekibimiz uzun ve yorucu bir yolculuğun sonunda nihayet Napoli tren garındaydık ve bizi almaya gelecek olan Luca’yı bekliyorduk. Sabah Karasu’dan başlayan yolculuğumuz akşam 11 de Napoli’ye bağlı Benevento şehrinin San Diego …… İlçesinde son buldu. Eski bir yetimhane olan kaldığımız yer bizim köy okullarını andırıyordu ve bakımsızdı. Bizim dışımızda Litvanya, Romanya, Polonya, İtalya ve Letonya’dan oluşan proje grupları ile tanışmak ertesi sabaha kalmıştı.

Sabah kahvaltı ve tanışma faslından sonra daha önce katıldığımız projelerden farklı olarak birden fazla aktivitenin içerisinde olacaktık. Öğleden önce her ülke grubunun bir görevi(bahçıvanlık, fotoğrafçılık, öğle yemeği hazırlığı, kültürel gece hazırlığı gibi…) oluyordu. Öğleden sonra ise her gün başka bir ülkenin hazırlayacağı yaratıcı etkinliklere katılacaktık. Ve her akşam başka bir ülkenin kültürel gecesi olacaktı. Zaman zaman sıkılsak ta hem çok eğlenceli, hem de çok dramatik anlarımız oldu.

Tropikal ağaçları budamak çok eğlenceliydi.

Karnıyarık yapmak için uzun patlıcan bulamayınca yuvarlak patlıcan ile bulduğumuz çözüm…Enfesti.

İlk 5 günün sonunda verilen bir günlük izinde Letonya grubuyla birlikte sabah erkenden kalkıp Pompei ve Vezüv yanardağının yolunu tuttuk. Aşırı yağmurdan dolayı Vezüv yanardağının ziyarete kapalı olduğunu öğrenince bize sadece Pompei antik şehrini doya doya gezmek kaldı. Tarihte bir şehrin lavlar altında yok olmasını görmek gerçekten ürkütücüydü. Hele günlük uğraşlarında olan insanların lavlar altında kalmış ve taş kesilmiş bedenleri Vezüv yanardağının ihtişamını gözler önüne seriyordu. Aşırı yağmurdan dolayı izin günümüz pekte renkli geçmedi aslında ve akşam San Georgia ya erken dönmek zorunda kaldık. Pizzanın anavatanının Napoli olduğunu sürekli söyleyen insanlara Roma’da yediğim pizzalara kadar inanmıştım ama yanılmışım. Pizza Roma’da yenir.

Ertesi gün bizi nasıl bir trajedinin beklediğini bilmeden yattık ve sabah kahvaltıdan sonra o günkü öğleden sonra yaratıcı etkinlik hazırlığına koyulduk. Ülkemize ait 6 sokak oyununu öğretecek ve sonra bu altı oyundan bir oyun çıkaracaktık. Yoğun bir çalışmanın ardından saat 11:00 gibi kahve içip internete girmek için her gün gittiğimiz Cafee Lucky’ye gittik. Bizim grupta telefonu açan hıçkırıklarla ağlamaya başlıyordu. İnanılmazdı. Bir yandan gençlerimizi sakinleştirmeye uğraşırken Ankara’da patlama olduğunu öğrenen tüm dostlarımız yanımıza gelmişlerdi bile. Gerçekten cenaze evi gibi olmuştu ortam. Ankara’daki arkadaşlarından haber alamayanlar toparlanamıyordu. Bu tür acıları gurbette yaşamak çok daha zor oluyor bunu öğrendik. O gün öğleden sonra saat 15:00 te bizim yaratıcı etkinliğimiz olacaktı. Türk grubu olarak yapacak durumda değildik ve İtalyan lider Luca ile konuşup sadece anma yapacağımızı ilettik. Tüm gruplar toplandığında hazırladığımız metni okuduk, saygı duruşu ve akabinde İstiklal Marşımızı söyledik. Tam dağılacakken diğer tüm ülkeler kendi dillerinde yas anlamını ifade eden konuşma ve şarkılarını söylediler. Hayatım boyunca unutmayacağım bir andı. Hepsinin gözlerinden öpüyoruz.

Toparlanmamıza rağmen sonrası daha bir buruk geçti. Türk kültür gecesinde kına gecesini canlandırdık. Oldukça ilginç geldi. Gelinin elini parayla açması merak uyandırdı dostlarımızda. Kültür gecelerine girmişken Letonya’lı Liena’nın  yan flüt çaldığı an inanılmazdı. Mimarlık okuyan birinin bunu yapabilmesi sanat anlamında çok ekmek yememiz gerektiğini gösterdi bize. Ayrıca Romanya kültür gecesinde Romen dostlarımızın Ankara saldırısı nedeniyle kendi bayraklarının arasına Türk Bayrağını koyması ve geceye saygı duruşu ile başlamaları oldukça duygusaldı.

Son iki gün köy okullarını gezdik. Öğrencilerin bizi piyano çalarak karşılaması çok güzeldi ülkemizde de keşke olsa diye iç geçirmeden edemedik.

Potaya smaç denememiz faciayla sonuçlandı. Bu vesile ile İlkokulun potalarını değiştirmek zorunda kaldık.

Ve Roma…

Ne denir ki her yeri tarih, kendini bir filmin içinde hissediyorsun. Bir Collesium’da Spartaküs oluyorsun, bir Vatikan’da Langdon. Roma’da sıkılmak mümkün değil. Hatta ne kadar gezdiğinizi düşünseniz de her girdiğiniz sokakta yeniden başladığınızı hissediyorsunuz.

Site Editörü

Site Editörü / Editör

Tüm Yazıları

Dernek Scripti: Medya İnternet